Sanem UÇAR
» Biyografi
» Yazılar
 


 
Son Yazı

en

İnsanlar ilginç...



İnsan davranışlarını  en iyi yorumlayan ve analiz eden bilim kurumu dahi insanları anlamakta ve yorumlamakta yeterli olamayacakmış gibi geliyor bana.

"Kendini nasıl ifade edersin?" sorusu örneğin benim en çok zorlandığım konuların başında gelir.

Öncelikle insanların kendilerine karşı objektif olabilirliği tartışılabilir.

"Ben çok iyi biriyim" cümlesi içinde gerçeği barındırsa dahi barındırmama olasılığı da vardır örneğin.

Hiç karşılaştınız mı "ben çok iyi biriyim" diyen birisiyle?

Ben karşılaştım ve ilk tepki olarak söylenene inandım, çünkü insanın kendi kendisine yalan söyleme olasılığı benim dünyamda rastlanmayan bir özelliktir.

"Siz iyi birimisiniz?" diye bir soruyla karşılaşmış olsam vereceğim cevap bellidir.

Hem evet hem hayır, öncelikle insanım ve bir insanın olabileceği kadar iyi ve kötüyüm aslında. Göreceli bir kavram olduğundan iyilik yada kötülük verebileceğim net bir cevap olamaz bunda.

Bazen nefret duygusu duyuyorum örneğin, ve bu duyguyu frenleyecek etmenlere sahip olmamış olsam çok kolaylıkla katil olabilecek bir özelliğe sahip olabileceğim anlar yaşadığımı biliyorum.

Karşımdaki insanın küçük oyunlarını görebildiğimde ise, normalde dürüstlük prensibim olmasına rağmen iç benliğimdeki bir dürtü onunla oyun oynamaya davet ediyor beni , dürüstlük prensibimin dışına çıkarak hiç dürüst olmayan tavırlarla karşımdakinin adileşebildiği oranda bende adileşebiliyorum. Ve doğal olarak karşımdakini sinir ettiğimi hissedebiliyorum. Ne çok keyif alıyorum bu durumdan ne de üzüntü aslına bakacak olursanız ama keyif hanesi küçük bir gramajla öne geçebiliyor.

Yalana yalanla, dürüstlüğe dürüstlükle karşılık veriyorum çoğunlukla. Saygı duyulmayı istemek, sevilmeyi beklemek gibi bir duyguyu pek taşımıyorum ama anlaşılamamak belkide kabulde en çok zorlandığım konuların başında geliyor. Çünkü kendimi ortaya koyarken kendimle ilgili yalanlara hiç baş vurmamış olmam karşımdakinin anlayışsızlığı karşısında beni deli etmeye yetebiliyor.

İşte bu anlarda benden hiç beklenmeyecek davranışları görebilme olasılığı oldukça fazla olabilir. Yeterince kötüyüm açıkcası.

Kötü olarak anılmamı sağlayabilecek başka özelliklere de sahibim. Unutmama gibi bir alışkanlık zaman zaman beni oldukça kötü bir insan yapabiliyor.

Bir çok anlamda bana muhteşem bir kolaylık sağlasa da bu özellik bazen zor anlar yaşamama etken olabiliyor.

Okuduğum bir satırı, gördüğüm bir resmi, duyduğum bir müziği, hissettiğim bir kokuyu seneler sonra dahi anımsayabilirim. Ama çoğunun normal hayatında unutmuş olduğu bir söz  yada bir tavır benim beynime kazınmıştır ve yeri zamanı gelince kullanılır.

"Bağışlamak" erdemdir çoğunluğa göre ama ben bağışlamam

"Affetmek" büyüklüktür yine ama ben çok küçüğüm bu koşulda...

Eşitliğe inanmam ve eşitliğin en büyük eşitsizlik olduğuna inanırım üstelik.

Aman tanrım ne kadar adiyim!

Çok ta iyi taraflarım vardır. Örneğin hakkımda yapılabilecek eleştirilere en ağır hakaretlere bile kızmam. Karşımdakini önemsemediğimden değil, herkesin kendine özgü bir bakış açısı olabileceğine olan inancımdandır.

Çok samimiyim, biri kalkıp çoğunluğun kavga gürültü çıkarabileceği bir tanımlamada ,örneğin; "sen bir orospusun" dese bana, "vardır kendince bu şekilde düşünmesini sağlayacak bir yanım" diye içimden geçiririm.

12 eylül üzerimizden geçtiği için kazanılmış alışkanlıklarımızla, yanlış anlaşılmak pahasına dahi olsa kendimi aklamak adına dışarıdan görülen yanlışları düzeltme ihtiyacı duymam.

Susmayı çok iyi bilirim tüm konuşkanlığıma rağmen.

Savaşım ve mücadelem asla kişilerin kendileriyle olmaz. Bu kişiler inandığım değerlere karşı bir duruş sergiliyorsa görevini yerine getirmek gibi bir davranış şekli benimsediğimden bu alışkanlığımdan vaz geçmem...

Bunlar çoğaltılabilir ve ortaya hem iyi hem kötü bir insan çıkar doğal olarak.

Anlayamadığım şey ise, artık günümüzde heryerde, her koşulda aranan ve istenilen özelliklerin uç noktalara varmış olması sebebiyle belki herkes "en"

Ve herkes kendisinin "en" olduğu konusunda emin. Zaman zaman mutevazi cümleleri kullanmaları esnasında bile kendilerine yalan söylediklerinin farkına varmadan "en "lerine inanmaya devam ediyorlar.

Zeki görünmek isterken  en aptalca duruma düşüyorlar

İyi insan görüntüsü çizerken iç dünyalarında kopan fırtınalardaki nefret hissedilebiliyor.

İyilik yaptıklarını düşünürken kötülüğün çarkında boğuluyorlar farkında olmadan

vs. vs...

Ve hala "en " diye bekleyiş içersindeler ve duruş biçimindeler...

Yok ben sadece insanım, doğal olarak biraz eğitilmiş tarafımla hayvansı yanlarımı gizleyen ama çoğunlukla ortaya dökenlerdenim...

sanem uçar









 Oluşturulma Tarihi: 09.08.2010
SocialTwist Tell-a-Friend  



 Yorumlar

sudaay  09.08.2010
Okuduğum kitapların birinde vardı;

Birisini suçlarken nasıl bir tavır takınırız; işaret parmağımızı
suçladığımız kişiye doğru uzatarak sallarız değil mi ; şimdi
birini suçluyormuş gibi parmağınızı uzatın, bakın bakalım
diğer üç parmak kimi gösteriyor ; tabi ki kendinizi !!!
...

İnsan doğasının yaşamını
karşıtlıklar olmaksızın sürdürebilmesi olanaksızdır...
Bence günümüz insanı bunun dengesini kuramıyor
içinde yaşadıkları sosyal çevre, koşullar hep kötü olmaları
gerektiğini fısıldıyor-ve insanda bu sese kulak veriyor.
...

Maharet, insani olan her duygunun hepimizde mevcut olduğunu
bilmek "sen adiysen ben de adileşebilirim" i farkettiğimiz an
adilik bizden uzak duracaktır..

Sanem öyle konular seçiyorsun ki aslında binlerce sayfa
günlerce konuşma yapsan bitmeyecek gibi geliyor insana..
Bildiğimiz ama kendimize bile itiraf etmediğimiz şeyleri afişe ediyorsun:)


Alıntı Yap Alıntı Yap



songül  11.08.2010
bu kadar güzel kaliteli yazıları herkez görmeli...

Alıntı Yap Alıntı Yap


 Yorum Yaz

İsminiz / Rumuz (*)   E-Mail Adresiniz (*)
 
Yorumunuz (*)


Internet'te beyan edilen, yazılan, kullanılan fikir ve düşünceler, tamamen kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve görüş sahibini bağlar. Bu görüş ve düşüncelerin dolandagel.com.tr sitesiyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur. Dolandagel.biz, Yorumcu’nun, Internet üzerinde beyan edeceği fikir ve görüşler nedeniyle 3.kişilerin uğrayabileceği zararlardan ve bu yolda üçüncü kişilerin fiil ve hareketlerinden doğabilecek zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüm sorumluluk yorumcuyu bağlamaktadır.

Bu sayfalarda bulunan yorumlar okuyucuların kendi yorumlarıdır. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.




 Copyright ©2010 Dolandagel®
Bu site, Sanem Uçar ve Oya Tekin tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Sanem Uçar ve Oya Tekin’e aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak, kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz, izinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

sanal, hayat, öküz, etik , felsefe, müzik, fotoğraf, sinema, resim, sanat, engelli, özürlü, sakat, felç, omurilik, göz, gözlem, aydınlık,alacakaranlık, internet, alem, dünya, kadın, erkek, çocuk, cinsellik, meta, kapitalizm, küreselleşme, karanlık, obje, dizi, modern, şehirli, kentsel, yaşam, blog, terim, derece, kademe, kişisel, gelişim, Kişisel gelişim, Alacakaranlık aydınlar, İçimizdeki öküz, Fotoğraf diliyle kadın, Kırmızı, Şarap, Suçsuzluk, Ruhsuz olmak, Sanal kişilik, Dik akıllı olmak, Meta, Gezgin, Harita, Evren, Var olmak, Etik değerler, Sanatın dili, Hayatın içinden, cinsel obje, Formül, Akıl, Akıllı olmak, Müzik dünyası, Sınıf, Okul, Müzisyen, Fotoğrafçı, Ressamlar, Çalgıların Dili,Gelecek dünya, Bağlam, Künye, Felsefik terimler, Filozof, Doğa, Dil, Yaşamsal alanlar, Kroke, Şiir, Şair, Şiirsel, Türküler, Evrensel, Sokak,Sokak İnsanları, Yaşlı, mail, Günlük, Gülmece, Dergi, kapak, kan, Çalgılar, Sergi, Sefil, yorgun, mutlu, mutluluk, naif, Masumiyet, rastgele, Deniz, yaşamak, Su, mitoloji, mitolojik, ateş, armağan, özel, genel, Suç, Suçlu, Suçsuz, toprak, ana, yar, aşk, ses, sessizlik, sonsuz,yaprak, yas, zor, zorluk, soy, yalan, yalın, seramik, aile, alzheimer, canlı, canlı müzik, fanatik, gazete, hürriyet, haber, joker, kariyer, kral, şeytan, nick, kod,örgü, motif, çığlık, karanlık, zamane, zor, zorlanmak, arena, forum, motet, andante, agora, söyleşi, irade, düş, blogsiform