Sanat ve Biz » Müzik » Klasik Batı Müziği

 Konu

J. Maurice Ravel

(7 Mart 1875, Fransa – 28 Aralık 1937)




Ravel, Fransa’nın Bask bölgesinde, İspanya sınırında bir küçük köy olan Ciboure’da 7 Mart 1875 de dünyaya geldi. Annesi Bask, babası ise İsviçreli bir sanayiciydi.Müzik yeteneğini babasından aldığı bilinmektedir. Aynı zamanda Ravel in detayların önemi ve detaycı bir tarzı da babasından ona mirastır.


    annesi ve babası



Ünlü müzisyen Stravinsky onu tanımlamaya çalışırken bu detaycı özelliğini de vurgulayarak;

"Müziğin İsviçre saati yapımcısı" olarak nitelendirmiştir.Gerçekten müziğini dinlediğinizde tıpkı bir saatin küçük parçaları şeklinde nüzik cümlelerine ve bu cümlelerin birleşmesiyle bir bütüne ulaştığını duyarsınız.

7 yaşında piyano dersleri almaya ve 5-6 yıl sonra beste yapmaya başladı. Paris Konservatuvarı’nda piyano eğitimi aldı. Konservatuar da 14 yıl gibi uzun bir süre müzik eğitimcilerinden  Gabriel Fauré ile çalıştı.



                                              çocukluğu                                     
                                           

Çok iyi bir piyano öğrencisiydi. Bu sebeple okulun düzenlediği son derece prestijli Roma Ödülünü almak için bu yarışmalara katılmış olsa da elenmiş olması  konservatuar müdürünün istifasına kadar gidecekti.

Resimde Monet in izlenimci akımından etkilendiği için müziklerinde de izlenimci akımın izlerini görmek mümkündür. Fakat Ravel yaşadığı dönemde etkin olan bu akımın dışında Avrupa ya ait halk ezgilerinden de etkilenmiş bir sanatçıdır.

Kuşkusuz sadece Avrupa müziği değil doğu ya ait tınılar da ilgisini çektiğinden doğu ya ait özellikleri de eserlerinde kullanmaktan çekinmeyen sanatçıların başında gelir.

En fazla İspanyol müziğinden etkilenmiştir.Bu sebeple , İspanyol Rapsodisini 1908 yılında,ve  onun en fazla tanınan eseri Baloro yu 1928 yılında bestelemiştir.

Bolero bugün belki de Klasik Müzikte en fazla sevilen eserlerden bir tanesidir. Ancak bestelendiği yıl, ilk gösterimde dinleyiciler arasında ki bir kadın, bir süre sonra sürekli tekrarlanan ritim ve melodilerden sıkılmış olarak;

"Bu nasıl müzik!"  şeklindeki söylemiyle konser salonundan çıkmıştır.

Gerçekten de alışılmış Klasik müzik özelliklerinin tamamiyle dışında bir çalgıyla başlayan ve gittikçe diğer çalgıların katılmasıyla son bulan bu eser ilk yıllarda pek anlaşılamamıştır.

1910-1920 yılları Paris te bulunan Rus bestecilerle tanışması ve onların eserlerini dinlemiş olması onu bir süre neo-klasik eserler vermeye yöneltmiştir.

Ancak I. Dünya Savaşı nedeniyle sağlık koşulları savaşa gitmesini engellediğinden ambulans şöförü olarak savaşa bir şekilde destek veren Ravel, ABD ye gittiğinde büyük bir ilgi gördü. Amerika da jazz müzisyenlerle tanışması onun müziğinde jazz etkilerinin de girmesine neden olacaktı.

İlginç bir kişiliktir Ravel. Örneğin 1921’de Fransız hükümetinin Légion d'Honneur ödülünü reddetti, 1931’de Oxford Üniversitesi’nin verdiği onursal doktorayı ise kabul etti.

Eserlerini incelediğimiz zaman eserlerinde kesinlikle tamamiyle bir yere koyamayacağımız özellikler vardır.Onun eserlerinde form, renk, tınlayış ve ruh bakımından  kendi sanat dilini yarattırken Fransız müziğiyle tüm dünyayı kucaklayan bir yapı vardır.

Bunların dışında o dönemler Klasik müzikte meydana gelen hemen her türlü değişimi eserlerinde uygulamış bir bestecidir.

Içe dönük bir karaktere sahipti.1927’de bazı nörolojik problemler yaşamaya başladı.afazi (söz yitimi) problemi ona zor anlar yaşattı.

Zamanla bunama belirtileri ortaya çıktı  ve 1932’de geçirdiği trafik kazasında  durumu ağırlaştı. Bu rahatsızlıklar nedeniyle eser veremez oldu. 1937’de ise  geçirdiği başarısız beyin ameliyatı sonucu hayatını kaybetti.

Ondan geriye birbirinden değerli sayısız eserler kaldı.

Eserleri;

Ses için;

 Şarkı ve orkestra için Şehrazat (Tristan Kling-sor, 1903)
Histoires Naturelles (J. Renard, 1906)
Stephane Mallarme’nin Üç Şiiri (orkestra ve şarkı için, 1913)
Madagaskar Şarkıları (ses ve çalgılar için, Parny, 1925, 1926)
Don Kişot Dulcinea’da (P. Mo-rand, 1932)
Beş Yunan Halk Melodisi (1907)
Dört Halk Şarkısı (1910)
 İki İbranî Melodisi (1914)
A cappelia karışık koro için Üç Şarkı (M. Ravel, 1915)

Çalgı için;

Habanera (iki piyano için, 1895)
Menuet Antiçue (1895)
Pavane pour une İnfante Defunte (ölmüş Bir İnfanta İçin Pavan) [1899]
Jeux d’Eaux (Fıskiyeler) [1901]
Sonatine (1905)
Miroirs (1905)
Ma Mere l’Oye (dört elle piyano için, 1908)
Gaspard de la Nuit (1908)
Valses Nobles et Sentimentales (1911)
Le Tombeau de Couperin (Coupe-rin’in Mezarı) [1917]
iki piyano konçertosu (1931) ( İkincisi sol el içindir)

Oda Müziği Eserleri

Yaylı çalgılar için fa’lı dörtlü (1902-1903)
Introduction et Allegro (flüt, klarinet ve yaylı çal­gılar eşliğinde arp için, 1905-1906)
Piyano, keman ve viyolonsel için la üçlüsü (1914)
İki sonat, keman ve piyano için bir rapsodi, Çigan (1924)
Senfonik müziği: İspanyol Rapsodisi (orkestra için, 1907)
Vals (1919-1920)
Bolero (1928).
Tiyatro eserleri, lirik tiyatro (L’Heure Espagnole [Franc-Nohain], 1907
l’Enfant et les Sortileges [Çocuk ve Büyücüler], Gölette 1920-1925)
Baleler (Daphnis ve Chloe 1909-1912)
Dört elle piyanonun orkestra aktarması olan Ma Mere VOye (1912)

sanem uçar










 Oluşturulma Tarihi: 25.06.2010
Yazıyı Paylaşın!  


 Fotoğraf Galerisi



 Multimedia













 Etiketler
Klasik Batı Müziği , Ravel

 Yorumlar
sanem ucar  25.06.2010





Bolero nun muhteşem bestecisi...




Alıntı Yap Alıntı Yap


titus andronicus  26.06.2010
Çok güzel hazırlanmış bir sunum .

Özellikle Bolero nun müziği için seçilen video gerçekten hem müzikle hem de bu detaycı ( bilmiyordum bu özelliğini) müzisyenin istediği bir şıklıkta olmuş bana göre.


Alıntı Yap Alıntı Yap


sanem ucar  26.06.2010

Bolero için bir kaç küçük açıklama eklemek istiyorum;

Gerçekten bu olağanüstü eserin bir çalgıyla başlayan ve sürekli tekrarlanan melodi ve ritimle diğer çalgılarında teker teker araya katılmasıyla son bölüme doğru büyük bir şölene dönüşür.

Tam 18 kere tekrarlanan bu melodi ve ritmin özelliğini yukarıya aldığım fotoğraf gerçekten çok güzel özetliyor.

1928 yılında arkadaşı Ida Rubinstein Albeniz in Ibera Süitininden bazı bölümleri orkestrasyon şeklinde  bir bale müziği haline getirmesini ister.

Ravel bu isteği pek doğru bulmaz. Bunun yerine daha özgün bir eser yazmaya karar verir.Ida Rubinstein için yazılan bu yeni eserin adı; Fandango dur.

Bu eser aynı yıl kasım ayında sahnelendiğinde adı değişerek Bolero olmuştur.

Bolero  bir konser parçası değil, Ravel in dansçı arkadaşı Ida Rubinstein için bestelediği bir bale müziğidir aslında.

Belli bir tempoda , kısa bir müzik cümlesi üzerine kurulmuş bir eserdir. Temanın her tekrarlanışında  orkestraya başka çalgı katılır ve gittikçe genişleyen bu orkestrasyon biçimi gerginliği arttıracak şekilde düzenlenmiştir.

Son bölümde yazılan ton değişikliği yani modülasyonla bu gerginlik  boşaltılarak eser tamamlanır.

Ravel  bu eserini kendi cümleleriyle şöyle tanımlamıştır;

" Bolero benim tek şahaserim ama ne yazık  ki içinde hiç müzik yok"




Alıntı Yap Alıntı Yap

sanem ucar  27.06.2010

Roma Ödülü ( Prix de Rome ) ödülünden de  biraz söz etmek gerekiyor.

28 Ocak 1803 yılında  Fransız Hükümeti yetenekli sanatçıları keşfetmek ve destek vermek amacıyla bu ödülü ortaya koymuştur.

Bu ödül müzikle başlamış olsa da daha sonraki yıllarda tüm sanat dallarını içerecektir.

Ödül dört yıl boyunca sanatçıların yaşamlarını sürdürebilmek adına verilen bir burstur. Ve 30 yaşın altındaki sanatçılara  Roma daki, Villa Medici de çalışma olanağı sağlıyordu.

Ravel bu bursu kazanmak için oluşturulan yarışmaya  1900- 1901-1902-1903-1904 ve 1905 yılları arasında katılmış ve hiç birinde büyük ödülü alamamıştır.

Ancak bu yarışmalara katılıp aslında hak ettiği bursu kazanamamış olması o dönemler çok büyük bir yankı bulduğu gibi Ravel in de gittikçe ünlenmesine sebep olmuştur.

Bu arada Ravel in yaşamındaki önemli olaylardan bir tanesi olan Les Apaches ( Apaçiler ) olgusundan da söz etmek gerekiyor.

Apaçiler Ravel ve arkadaşlarının bir araya gelerek 1900 lü yılların başında  kurdukları bir sanat grubuydu. Kendilerini var olan sanatçılardan daha ayrı bir yere koydukları ve beraberken sanat adına hararetli tartışmaları yaptıkları bir oluşumdu.

Bu gurupta müzisyenlerin dışında sanatçılarda vardır.Bunların arasında şair Tristan Klingsor, ressam Paul Sordes, müzisyen Manuel de Falla ilk akla gelen sanatçılardır.

Gruptaki sanatçıların takma adları vardı. Ravel in bu gruptaki takma adı; "Rara" idi.

Grubun karşı olduğu sanatçılardan bir tanesi Wagner idi.

Hatta grup 15 Mart 1908 de bir konser esnasında konser programının fazlalığı karşışında  Ravel in ilk kez sahnelenecek İspanyol Rapsodisinin araya karışması ihtimali üzerine herkesin duyabileceği bir şekilde salondakilere seslendiler;

" Bir kez de parterde oturup, hiç anlamayanlar için çalın !"

Bu seslenişe şaşıran şef uyarıyı dikkate alıp eseri ikinci kez çaldırdı. Konser salonunda grup üyeleri haykırışlarına devam ediyordu;

" Onlara parçanın Wagner e ait olduğunu söyleyin ki beğensinler "


Alıntı Yap Alıntı Yap

 Yorum Yaz

İsminiz / Rumuz (*)   E-Mail Adresiniz (*)
 
Yorumunuz (*)


Internet'te beyan edilen, yazılan, kullanılan fikir ve düşünceler, tamamen kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve görüş sahibini bağlar. Bu görüş ve düşüncelerin dolandagel.com.tr sitesiyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur. Dolandagel.biz, Yorumcu’nun, Internet üzerinde beyan edeceği fikir ve görüşler nedeniyle 3.kişilerin uğrayabileceği zararlardan ve bu yolda üçüncü kişilerin fiil ve hareketlerinden doğabilecek zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüm sorumluluk yorumcuyu bağlamaktadır.

Bu sayfalarda bulunan yorumlar okuyucuların kendi yorumlarıdır. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.



 Copyright ©2010 Dolandagel®
Bu site, Sanem Uçar ve Oya Tekin tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Sanem Uçar ve Oya Tekin’e aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak, kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz, izinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

sanal, hayat, öküz, etik , felsefe, müzik, fotoğraf, sinema, resim, sanat, engelli, özürlü, sakat, felç, omurilik, göz, gözlem, aydınlık,alacakaranlık, internet, alem, dünya, kadın, erkek, çocuk, cinsellik, meta, kapitalizm, küreselleşme, karanlık, obje, dizi, modern, şehirli, kentsel, yaşam, blog, terim, derece, kademe, kişisel, gelişim, Kişisel gelişim, Alacakaranlık aydınlar, İçimizdeki öküz, Fotoğraf diliyle kadın, Kırmızı, Şarap, Suçsuzluk, Ruhsuz olmak, Sanal kişilik, Dik akıllı olmak, Meta, Gezgin, Harita, Evren, Var olmak, Etik değerler, Sanatın dili, Hayatın içinden, cinsel obje, Formül, Akıl, Akıllı olmak, Müzik dünyası, Sınıf, Okul, Müzisyen, Fotoğrafçı, Ressamlar, Çalgıların Dili,Gelecek dünya, Bağlam, Künye, Felsefik terimler, Filozof, Doğa, Dil, Yaşamsal alanlar, Kroke, Şiir, Şair, Şiirsel, Türküler, Evrensel, Sokak,Sokak İnsanları, Yaşlı, mail, Günlük, Gülmece, Dergi, kapak, kan, Çalgılar, Sergi, Sefil, yorgun, mutlu, mutluluk, naif, Masumiyet, rastgele, Deniz, yaşamak, Su, mitoloji, mitolojik, ateş, armağan, özel, genel, Suç, Suçlu, Suçsuz, toprak, ana, yar, aşk, ses, sessizlik, sonsuz,yaprak, yas, zor, zorluk, soy, yalan, yalın, seramik, aile, alzheimer, canlı, canlı müzik, fanatik, gazete, hürriyet, haber, joker, kariyer, kral, şeytan, nick, kod,örgü, motif, çığlık, karanlık, zamane, zor, zorlanmak, arena, forum, motet, andante, agora, söyleşi, irade, düş, blogsiform