Sanat ve Biz » Fotoğraflarla Biz » Fotoğrafçılar

 Konu

Jan Saudek

Sıradışı Fotoğrafçı

Bence en ilginç fotoğraf sanatçılarından biri de kuşkusuz Çekoslavakya doğumlu Jan Saudek tir.

jan_saudek.jpg

1935 yılında Prag da dünyaya gelen, ikinci dünya savaşının tüm olumsuz etkilerini yaşayan 1950 yılında sahip olduğu fotoğraf makinasıyla ilk fotoğraflarını çekmesine rağmen bu fotoğrafların anlamsız bulunmasıyla fotoğraf çekmeye bir süre ara veren ve sonra tekrar başlayan ve şu ana kadar bırakmayan sanatçıdır.

Fotoğraf nedir, fotoğraf bir sanat dalımıdır, yada fotoğrafçılıkta en fazla tartışılan nü, pornografi, erotizm gibi konularda verilecek yanıtlara hiç aldırış etmeden yolunda yürümeye devam bir sanatçı Jan Saudek.

Fotoğraflarını gördüğünüz zaman şaşırabilirsiniz. Çünkü kulağımıza fısıldanan bilgilerin tamamiyle dışında, sizleri irkiltecek çekimlerdir.

Oldukça cesaretlidir bu anlamda. Alıştığımız tüm normları ters yüz edecek fotoğraflarla karşımıza çıkar.

İyi, doğru, güzel, yanlış nedir diye sorgulama ihtiyacı hissedersiniz. Ve öğretilenlerle yola çıktığınızda elinizin tersiyle itebileceğiniz bir fotoğrafçıdır. Oysa Jan Saudek da başka şeyleri elinin tersiyle itmiştir.Ve bu anlamda öğretilenlerle sizin aranızda yaşayabileceğiniz gelgitler sunarak belki de herşeyi sorgulamanıza yardım edebilecek sanatçılardandır.

Bu açıdan baktığım zaman benim için, gerçek sanatçılardan bir tanesi olup çıkıyor.

Sizler ne düşünürsünüz hiç bir fikrim yok....

Sanem Uçar




 Oluşturulma Tarihi: 22.11.2009
Yazıyı Paylaşın!  


 Fotoğraf Galerisi



 Multimedia













 Etiketler
fotoğraf , Jan Saudek , , erotizm , pornografi

 Yorumlar
sanem ucar  22.11.2009

Büyük Çek fotoğrafçı Jan Saudek...

26.jpg



Alıntı Yap Alıntı Yap


titus andronicus  22.11.2009
Gerçekten son derece ilginç bir fotoğrafçıyı ele almışsınız. Haklı olduğunuz bir çok yön var yine. Söylenebilecek çoğu şeyi hiç önemsemeden yoluna devam etmesi gerçekten doğrudur.

Zaten sanat, düşündüğün şeyleri, seninle paylaşan insanlar olsun yada olmasın mantığının çok ötesinde, öncelikle kişisel bir olgudur.

Çoğu kişi için fotoğrafları kabul edilmezdir. Haklı olabilirler de... Öylesine kalıplarla yetiştiriliyoruz ki, ahlaktan söz etmiyorum, güzel anlayışı gibi mesela....

Fotoğrafladığı kadınların belirtilen 90-60-90 ölçülerine pek te uymaması, hatta görmek bile istemediğimiz tipler olması açısından ayrımcılık yaptığımız ve doğal olarak ötelediğimiz kadınlardır.

Kadının cinsel obje olarak sömürülmesi o denli yaygındır ki, cinselliğin her canlı için doğal bir gereksinim olduğunu çoktan unutmuştur toplum.Ekmeğe, suya, havaya olan ihtiyacı gibi doğal ve kaçınılmaz olan cinsel ihtiyacı da , herkes için her şekilde var olması gibi ortaya koyar.Hatta buraya almışsınız o fotoğrafı da, bir çocuk eklemeyi ihmal etmeyerek masumluk imgesi altında doğallığını göstermeye çalışır.

Bütün bunların dışında sadece denklanşöre basan bir fotoğrafçı değildir. O fotoğraflar üzerinde bir ressam edasıyla oynar, değiştirir, boyar ve mekan öylesine önemlidir ki, bir teatral hava sezersiniz fotoğraflarında.

Tabii bizi kuşatan düşünceler etrafında aykırı gibi gelen, aslında insanoğlunun özündeki tüm duyguların ve özelliklerin ince hesaplar, büyük bir sanat algılayışı etrafında sunuluşu vardır.

Teşekkürler.


Alıntı Yap Alıntı Yap


sanem ucar  22.11.2009

Hemen küçük bir açıklama yapma ihtiyacı duydum yazınızı okurken.

Arkadaşım Oya ile birlikte yıllarca ayrımcılığa  uğrayan ve doğal olarak ötekileştirilen engelliler için beraber çalıştık.

Ayrımcılık, ötekileştirmek gibi konuları engellilerle paylaşırken ötekileşen biz olduk ne yazık ki:)

İnsanlar bir konu da bir şeylere karşı çıkarken, kendi çıkarları için yaklaşıyor konulara. Oysa ötekileştirmek yaşanılan en acı gerçeklerimizden bir tanesidir.Bir konuda ötekileştirmeye evet, diğer konu da hayır diyebilme lüksümüz yoktur.

Ya hep ya hiçtir bunun mantığı.

Ve kadın konusunda Jan Saudek ın fotoğraflarını kullanırken,engelli kadınlarımız tarafından ötekileştirildik....

Ben gereçkten çok büyük bir sanatçı olduğuna inanmaya devam ediyorum.

sanatçı sarsmalı, yeterince sarsabilen özelliğe sahip o da..



Alıntı Yap Alıntı Yap

Oya Tekin  22.11.2009

İşte adamım.:) Bugün bana o kadar iyi geldin ki Jan Saudek başka biri bunu yapamazdı kesinlikle.

Fotoğraflar öykü anlatmalıdır. “Fotoğraf eğer bir öykü anlatmıyorsa fotoğraf değildir.” der. Çokta haklıdır bana göre.  Onun sıra dışılığı da bence biraz buradan geliyor. Çıplaklık, pornografi ve benzeri karelerden çok bu çıplaklıkla anlattıklarıdır. İnsanı çıplaklığıyla yüzleşmeye zorlar fotoğraflarında. Bence sindirilemeyen gerçek budur.

Ve yine fotoğraflarının çoğunda aksesuarlar kullanması anlatmak istediklerine paraleldir. Fotoğraflarını elle boyayarak onlara gerçek üstü bir hava katması aslında bir canlandırmadır. Bu hava aksesuar ve makyajla desteklenir. Hasır şapkalar, çiçek demetleri, kuklalar, korseler, kürkler, şemsiyeler hepsi birer anlam içerir, fotoğraflarında ki öyküyü tamamlar.

1990 öncesi Sosyalist rejimle yönetilen ülkeler de "nü" fotoğraf çekmek, hele hele ufak yaşta ki çocukların "nü" fotoğraflarını çekmek çok çok zor bir iş olduğunu biliyoruz. O buna rağmen bu zorluklar içerisinde bunu fotoğraflamış bu olaydan dolayı da başı sık sık yargıçlarla derde girmiş bir fotoğrafçıdır.

Yaşamı boyunca sürekli kaybetmiş ve kaybettiklerini yeniden kazanamamış bu adam, kendini her zaman geriye itmiş, kaçmış ve başkaları tarafından itilmiş ve kovalanmış.

Onun fotoğraflarına yansıyanda hayatının kesitleri diye düşünüyorum.

Ona “nü” fotoğrafçısı demek bence saygısızlık gibi geliyor, çünkü onun nülerinde ki anlatım tamamen sorgu içeriyor, düşünmeye sevk ediyor insanı.

Ah adamım ah bana bugün nasıl iyi geldin bilemezsin.:))  

Sanem’in eklediği fotoğraflara bende bir film gösterisi ekledim yukarda. Ve fotoğraflarının bende ki yansımalarına daha sonra tekrar döneceğim. Peki ya sizde ki yansımaları?



Alıntı Yap Alıntı Yap



titus andronicus  23.11.2009
Oya hanım Jan Saudek in bazı fotoğrafları nü nün ötesinde pornografik nitelikler taşır, inanın.Ama onlar bile kullanılan anlamdaki pornografinin ötesinde bir anlama sahiptir.

Bir konu da haklısınız kullandığı bu doğal çıplaklık insanların bazı şeylerle yüzyüze gelmesi adınadır. Bu anlamda Saudek e sorulmuş olsa çektiğiniz karelerde pornografik özellikler var mı diye, hayır diyeceğini hiç sanmıyorum.

Herşeye öcü , kaka dediğimiz bu dünyada, öcü kaka olarak ele alınan şeyler yaşamın gerçeği de aynı zamanda.En pornografik özellikler taşıyan fotoğrafları dahi salt cinselliği hatırlatan yada buna hizmet eden özellik göstermez.

İnsanda bu duyguyu harekete de geçirir mi? evet geçirir, Bakmak istediğimiz ve görmek istediğimiz açılarla doğru orantılıdır bu.Ama işin kaynağında büyük bir estetik, kurgu, anlatım ve sanat adına ne gerekiyorsa o vardır ve ben bu özelliğinin konuşulmasını tercih ederim.

Öğrenciliğim de karşımızdaki çıplak modelleri ister istemez hatırlıyorum . Çoğunlukla bir natürmort çalışmasındaki elma, armut neyse onlarda farklı değildi.

Gerçi natürmort ölü doğa anlamına gelse de çalışmalarda ölü bir insanı resmetmek istediğimiz de de sanki bu doğanın bir parçası değilmiş gibi algılanıp şaşkın gözlerle bakılmazmıyız?

Kısacası söz konusu insan olduğu zaman neyin doğru neyin yanlış olduğu tartışılmaya devam edecektir.Bu sebeple ben hiç bir sanatçıyı belli bir katagoriye sokmayı sevmem.

Jan Saudek, insana ait herşeyi olduğu gibi, ruhunu da görebileceğimiz şekilde ortaya dökebilen bir sanatçıdır.


Alıntı Yap Alıntı Yap


Oya Tekin  23.11.2009

Sanem yukarda yaşadığımız bir olayın altını çizmiş. Evet, ötekileştirilen biz olduk doğru ama ötekileştirme nedenleri bazı gerçeklerle yüzleşememekten kaynaklanıyordu. Buna kılıf olarak da bir günah keçisi bulmaları gerekiyordu oda biz olduk. Hatta ben çok fazla sağlam bile oldum sakatların yüz karası.:)) Şimdi Saudekin fotoğraflarını ekliyoruz ve konuşuyoruz diye kim bilir ne oluruz.:)) Espri bir yana kadının metalaştırıldığını kadının kendisi kabul etmiyor öncelikle, etmeyerek de kendisi metalaştıranlara izin veriyor.

Biz ne kadar ötekileştirilmeye maruz kalsak da bunu anlatmaya devam edeceğiz. Ve evet bu adam çok büyük bir sanatçı anlaşılmaması da bu yüzden. Zaten hep öyle olmaz mı büyük sanatçılar en büyük eleştirileri alır yaşarken öldükten sonrada zararsız oldukları için en yüce yere yerleştirilir.


Alıntı Yap Alıntı Yap

sanem ucar  23.11.2009

Gerçekten baştada belirttiğim gibi çok zor bir alanda çalışmaya başlamıştır Saudek.

Henüz kafamızda bazı konular tam oturmamışken nü fotoğrafçılığıyla işe başlaması kesinlikle çok zor olmuştur onun içinde.

Kadın kavramı günümüzde dahi pek anlaşılacak bir kavram olmayıp sürekli istismara bu denli açıkken fotoğraflarında kadın ı kullanması kolaylıkla yanlış anlaşılabilir.

Nü genel anlamıyla,bugün dahi salt kadın çıplaklığı olarak ele alınmıyor mu? Oysa nü saf olan demektir.Olduğu gibi...

Saudek in sanatını incelediğimiz zaman 80 li yılların sonlarına doğru kadın yerine erkekleri kullandığını görmekteyiz.Ama altını ısrarla çizmekte fayda gördüğüm bir fark vardır.

İster kadın, ister erkek olsun kullandığı objeler bilinen anlamdaki estetik düşüncemizin tamamiyle dışındakilerdir.

Neden?

Evet neden Saudek var olan estetik anlayışın tamamiyle dışında estetik olmayanı tercih etmiştir? Saudek i anlayabilmek buna verilecek cevapla doğru orantılıdır.

Sadece bununla kalmayıp çektiği fotoğraflarda yaptığı müdahaleler onların görsel sanatlarla  da ilişkilendirilmesine yol açar.

Bizlere sunduğu fotoğraflar güzel anlayışının yanılsamalarını ortaya koymaktan başka bir şey değildir.

Sorgular....

Doğal olarak kullandığı çıplaklık erotizme ve pornografiye kadar gidecektir. Ama hiç bir rahatsızlık duymayız bunlardan.Diğer porno fotoğraflarda belki itici gelebilecek bir çok şey öylesine doğallaşır ki Saudek in objektifinden, en doğal gereksinimizin sanatla yeniden yaratılmışlığından öte bir şey değildir artık.

Alışagelmiş estetik bakışla aynı işlemler yapılırken kişilerde uyanabilen haz, Saudek in çalışmalarıyla hazdan öte kendi bedeniyle barışık , kendi estetiğini bulabilen duygu ve düşünceye doğru yol alır.

Jan_Saudek_0124.jpg



Alıntı Yap Alıntı Yap


sudaay  25.11.2009
Fotoğrafları ilk gördüğünüzde bu adam Türkiyede yaşasaydı ne olurdu acaba diye içinizden geçirirken aslında onun da öyle çok sütliman koşullarda yaşadığını sanmamak gerektiğini yaşam öyküsünü okurken görüyorsunuz:
örneğin şu alıntıyı bakarsak;

"Meşhur bodrum katı, tüm sefaletiyle Saudekin hayatını yansıtır bir anlamda. 1982ye dek gündüzleri bir fabrikada çalışan Saudek, tüm dünyanın fotoğraflarını hayranlıkla izlediği zamanlarda fotoğraflarını kendi ülkesinde sergileme şansından yoksundu. Yıllarca birbirini izleyen faşist ve sosyalist rejimlerin boyunduruğu altında korku içinde hayatını sürdürdü. Saudek bu korkunun, giderek aslında var olmayan tehlikeler için bile yaşandığını söyler. Her şeyden ve herkesten korkmaya varan bir psikoloji: Panfobi. Yine Saudeke göre, bir kez polis tarafından takibe alınmış olmak bu korkulara yol açmaya yeter de artar bile. Gerçekten de Saudek, pornografi, homoseksüellik, yurt dışında izinsiz faaliyet gösterme, döviz suçu, reşit olmayanların cinsel yönden kötüye kullanılması, sanat eserlerinin izinsiz yurtdışına çıkarılması gibi nedenlerde hükümet tarafından sık sık incelemeye alınmış, evi sürekli aranmış, baskı ve negatiflerine el konulmuştu. Belli aralıklarla polise raporlar vermeye zorlanmış hatta fotoğraflarında görülen kişiler de polis tarafından sorgulanmıştı. Ama Saudek, devletin hiç değilse bu vesileyle onunla ilgilendiğini söyleyerek bu duruma ironi ile yaklaşır."

Saudek bu düşüncesinde haksız da sayılmaz. Herhangi bir sanatçı birliğine veya herhangi başka bir otoriteye dahil olmayan fotoğrafçı kendi dünyasına itilmiş olarak yaşar. Bir zamanlar, onun bir CIA ya da FBI ajanı olduğunu, başka bir ülkede yaşadığını veyahut da yakın bir zamanda öldüğünü düşünenler bile vardı. Çek Kültür Bakanlığı da bir keresinde dışarıdan gelen bir araştırmaya yanıt olarak Saudekin hayatta olmadığını bildirmişti.

Fotoğraflarında dikkati çeken başka bir öğe de kullandığı mekandır. Bende ilk defa Paslanmış bir teneke parçasının fotoğrafta ne kadar güzel göründüğünü keşfedip şaşırmıştım:
sonra da etrafımızda aslında bu tip arkaplanların ne kadar bol olduğunu görmüştüm. Saudekte özellikle studyo olarak bir bodrum katını seçmiş..Gene onunla ilgili şu alıntılara bakarsak:

"Fotoğraflarıyla özdeşleşen o bodrum katına taşınmasaydı Saudekin fotoğraf hayatı nasıl şekillenirdi; bunu kestirmek zor görünüyor. İçine kapanık kişiliği, onun yaşadığı bu bodrum katıyla son derece büyük uyum gösterir. Burada, kendi dünyasında Saudekin kendi kuralları geçerlidir. Saudekin kadınları da bir anlamda kendilerini fotoğrafçı sayesinde bu sefil ortamda yeniden keşfeder. Buradaki hayat dışarıdan soyutlanmıştır; fotoğrafları da Saudekin yaşamının bir suretidir. Başkalarının hayatlarını gösterme kapasitesine sahip değilim. Ben kendi yaşamımı anlatıyorum der Saudek fotoğrafları için. Bu anlamda Saudekin başarısı modelleriyle ilişkilerinin gerçekliğine ve derinliğine bağlanabilir. Veronika, Marie, Susanna Fotoğrafçı onları sürekli izlemektedir. Sürekli bir diyalog söz konusudur bu fotoğraflarda. Kadınların dünyası Saudekin hiç de yabancısı olmadığı bir dünyadır ve bu aşinalık onun bu dünyada cesurca ilerlemesini sağlar."

"Çıplaklık Saudek için vazgeçilmez bir öğedir. Çıplaklık dünyadaki en doğal şeydir; bugün de yüzyıl öncesiyle aynı ölçüde kadını kadın, erkeği erkek yapan da budur. diyen Saudeke göre, bir kadının çıplaklığı da sonsuzluğudur. Özgürlüğüdür. Bu özgürlük içinde modelleri de duygularını ortaya koyarak oyuna dahil olur. Saudek modellerini aktörler olarak görür; fakat onların satranç taşları olmadığını vurgular ısrarla. Ona göre kendisi modellerini yalnızca genel bir rol içine sokar; bu rolü şekillendiren yine modellerdir."

İş görüşmelerine giderken eskiden çok heyecanlanırdım-daha görüşmeye gitmeden karşımdaki kişi devleşirdi gözümde sonuçta beni işe alacak olan kişi kaliteli olmalıydı kesin diye düşünürdüm. Sonradan bu duyguyu yenmek için bazı etkili öneriler almıştım: o kişiyi çıplak ya da tuvalette çişini yaparken vb. düşünecektim..Gerçekten de çok etkili oldu bu yöntem. karşımdaki kişi ne kadar yüksek donanımla çıksa da karşıma çıplak haliyle hemencecik mıymıntı birine dönüşüyordu:) Saudel bazı çalışmalarında bize bu durumu çok güzel resmetmiş.

Genel alıntı yazılara dönersek:

"Jan Saudek, insanın cinselliğini ironi ile ele alır. Örneğin modellerini önce giyinik daha sonra da aynı pozda fakat çıplak bir biçimde çeker. Bu ironi, insanın özgürleşmesini simgelediği gibi bilinçaltındaki merakın gözler önüne serilmesidir de aynı zamanda. Tüm giysilerin altında aslolan çıplaklıktır ve bundan kaçış yoktur. Burada izleyici Saudekin sapkınlığının suç ortağı olur artık. Saudekin, fotoğraflarına yapılan onca ağır eleştiriye rağmen, büyük bir kesimin de hayranlığını kazanmasının nedeni de bu olsa gerek. İtiraf edilemeyen duyguları cesurca ortaya döker Saudek. Bunu da kendine özgü estetik değerleri içinde gerçekleştirir."

Son olarak hiçbir fotoğrafçının sabır gösteremeyeceği bir olguyu da denemiş, fotoğraflarında kullandığı modelleri zaman içinde gelişimlerini takip etmiş fotoğraflamıştır.

"Saudekte zaman hep çok önemli bir öğe olmuştur. 5 Years of Veronika (Veronikanın 5 Yılı), 10 Years of Marketa (Marketanın 10 yılı) gibi çalışmalarda modeller belli zaman araklıklarıyla çekilmiştir. Böylece zamanın akışı gözler önüne serilir. Yine My Motherda (Annem) yaşlı kadın göğsünde genç kızlık resmini taşır. Tüm bu girişimler Saudekin acımasızca geçen zaman olgusuna bir direniş, anları, anıları saklama düşü olarak da okunabilir."

Umalım ki baskı altında geçen bir yaşamın sonuna doğru tüm dünya da hak ettiği ilgiyi kazansın..


Alıntı Yap Alıntı Yap


 Yorum Yaz

İsminiz / Rumuz (*)   E-Mail Adresiniz (*)
 
Yorumunuz (*)


Internet'te beyan edilen, yazılan, kullanılan fikir ve düşünceler, tamamen kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve görüş sahibini bağlar. Bu görüş ve düşüncelerin dolandagel.com.tr sitesiyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur. Dolandagel.biz, Yorumcu’nun, Internet üzerinde beyan edeceği fikir ve görüşler nedeniyle 3.kişilerin uğrayabileceği zararlardan ve bu yolda üçüncü kişilerin fiil ve hareketlerinden doğabilecek zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüm sorumluluk yorumcuyu bağlamaktadır.

Bu sayfalarda bulunan yorumlar okuyucuların kendi yorumlarıdır. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.



 Copyright ©2010 Dolandagel®
Bu site, Sanem Uçar ve Oya Tekin tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Sanem Uçar ve Oya Tekin’e aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak, kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz, izinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

sanal, hayat, öküz, etik , felsefe, müzik, fotoğraf, sinema, resim, sanat, engelli, özürlü, sakat, felç, omurilik, göz, gözlem, aydınlık,alacakaranlık, internet, alem, dünya, kadın, erkek, çocuk, cinsellik, meta, kapitalizm, küreselleşme, karanlık, obje, dizi, modern, şehirli, kentsel, yaşam, blog, terim, derece, kademe, kişisel, gelişim, Kişisel gelişim, Alacakaranlık aydınlar, İçimizdeki öküz, Fotoğraf diliyle kadın, Kırmızı, Şarap, Suçsuzluk, Ruhsuz olmak, Sanal kişilik, Dik akıllı olmak, Meta, Gezgin, Harita, Evren, Var olmak, Etik değerler, Sanatın dili, Hayatın içinden, cinsel obje, Formül, Akıl, Akıllı olmak, Müzik dünyası, Sınıf, Okul, Müzisyen, Fotoğrafçı, Ressamlar, Çalgıların Dili,Gelecek dünya, Bağlam, Künye, Felsefik terimler, Filozof, Doğa, Dil, Yaşamsal alanlar, Kroke, Şiir, Şair, Şiirsel, Türküler, Evrensel, Sokak,Sokak İnsanları, Yaşlı, mail, Günlük, Gülmece, Dergi, kapak, kan, Çalgılar, Sergi, Sefil, yorgun, mutlu, mutluluk, naif, Masumiyet, rastgele, Deniz, yaşamak, Su, mitoloji, mitolojik, ateş, armağan, özel, genel, Suç, Suçlu, Suçsuz, toprak, ana, yar, aşk, ses, sessizlik, sonsuz,yaprak, yas, zor, zorluk, soy, yalan, yalın, seramik, aile, alzheimer, canlı, canlı müzik, fanatik, gazete, hürriyet, haber, joker, kariyer, kral, şeytan, nick, kod,örgü, motif, çığlık, karanlık, zamane, zor, zorlanmak, arena, forum, motet, andante, agora, söyleşi, irade, düş, blogsiform