Sanat ve Biz » Görsel Sanatlar » Ressamlar & Eserleri

 Konu

Alberto Giacommetti ( 1901-1966 )

"Dil, Düşünce, Kültür, Sanat; İnsana dayalı paylaşım içermektedir."

Alberto Giacometti 1901-1966 yılları arasında yaşamış İsviçreli heykelci ve ressamdır.

alberto.jpg

Aynı şekilde babası da bir ressamdı ve Alberto Giacometti
kardeşi Diegoyu model olarak kullanıp on üç yaşında ilk tablolarını yapmıştır.

Eğitimini Cenevre ve Roma da tamamladıktan sonra 1922 yılında Paris e yerleşti.Paris te yenilikçi ve sürrealist akımlarla ilgilendi ve 1925 yılında kuramsal formlar denemek için naturalist heykelcilikten vazgeçti.

"Birini her gün aynı yerde görecek olsam, onu değişik değil, ama daha iyi görürüm. Ben de daha iyi görmek için çalışıyorum"

Bu cümle ona ait olmasına rağmen her an değişkenlik gösteren insanı betimlemek ona güç gelmeye başlamıştı. Çünkü insanın duruşu, düşüncesi ve doğal olarak bunların yüze yansımış şekli durmadan değişiyordu.

İşte bu sebeple heykel-nesne yapmayı deneyerek gerçeküstülük akımına katıldı. 1935 yılına doğru tekrar kardeşi Diego nun büstü üzerine çalışmaya başladı ve bu çalışmalar sonucunda kibrit kutusu boyutlarına kadar inebildi.

Kadın figürlerine baktığımızda ise ip gibi incecik uzun heykeller yaptı.

Bu çalışmalar kırılgan yalın ve yalnız insanın yalnızlığını simgeliyordu.

Hayatının son yıllarında yeniden insan yüzü incelemeye başlayıp kardeşi Diego ile Annettein adlı bir başka modelin büstlerini yaptı.

Bu büstleri incelediğimiz zaman yüzlerdeki dehşet, buz gibi donmuş bir ifade, ve anlaşılmaz sükunet göze çarpar.

Son derece zengin bir konumda olmuş olmasına rağmen başarı yada zenginlikle ilgilenmeyip kendisini stüdyosuna kapatan bir sanatçıdır.

Çağımızın bunalımlarını heykelin en ilkel biçimi olarak Giacometti nin heykellerinde görebiliriz.

(Sanem Uçar)




 Oluşturulma Tarihi: 24.10.2009
Yazıyı Paylaşın!  


 Fotoğraf Galerisi



 Multimedia













 Etiketler
heykel , Alberto Giacometti , büst , sürrealizm , kuramsal form , gerçeküstücülük

 Yorumlar
sanem uçar  24.10.2009

Büyük İsviçreli ressam ve heykeltraş Alberto Giacometti yi anlatan video Sam Chen yapımı kısa bir animasyondur. Sanatçının sanata ve hayata bakışını çok güzel bir şekilde anlatan harika bir animasyondur.

22.jpg



Alıntı Yap Alıntı Yap


torekara  24.10.2009
canımcım videoyu daha önce izlemiştim ama Giacommettiye ithaf olduğu bilgisinden yoksundum gerçekten çok özgün çalışmalar ve birazda insanın içini burkan... bazen gariip bir şekilde sanat kapanmak gereklidir diyorum... hem canıt acıtan hemde çeken bir yönü var kapanmanın.. yalnız çok fazla çalışma ve fedakarlık olmadan yaratının olabileceğinede inanmak ahmaklık olur sanırım... bizi tanıştırdığın için teşekkürler....

Alıntı Yap Alıntı Yap



titus andronicus  27.10.2009
Onu en iyi anlatan kitaplardan bir tanesi sanırım yapı kredi yayınlarından çıkmış Aykut Derman ın çevirisiyle olan kitaptır.

"Görüntünün ardında yatan büyülü gerçeklik" diye bir açıklama vardır.

Gerçekten yakından izleyebilme şansınız olursa o çok farklı görüntülerde öylesine yalın gerçeklikleri görürsünüz ki...

Önünden saatlerce ayrılmak istemediğiniz, gizli bir dille sizinle konuşan ve bildiğiniz bilmediğiniz bir çok şey fısıldayan görüntülerdir onlar.

Girdiğiniz kapıdan çıkarken adımlarınızın farklılaştığını hissersiniz, aynı "siz "değilsinizdir artık.


Alıntı Yap Alıntı Yap


sanem uçar  27.10.2009
Sanırım onun eserlerini yakından görebilme şansım pek olmayacak. Olmasını isterdim açıkcası..

Elimden geldiğince tarihte yerini saygın bir şekilde ortaya koymuş kişileri tanıtmayı son zamanlarda ilke edindim.

Kuşkusuz sancılı kişilerdir sanatçılar. Bizler de genellikle onların eserlerinde yoğunlaşırız. Doğru olan budur belki de, pek emin değilim açıkcası.

O eserleri yaratan kimlik te önem kazanmaya başladı artık benim için.

Magazinsel bir anlamda kendileriyle ilgili bilgileri bilmek anlamında değil tabikii bu yazdıklarım.O yaratıların ardındaki insana yakışan davranış biçimlerini görmeyi istiyorum son zamanlarda.

O davranış biçimlerinde sanatçı kimliğinin yanında insan olmanın beraberinde getirdiği onur da varsa çok daha önem kazanıyor ortaya çıkanlar.

Eserlerini yakından görebilme şansım olmadığından eserleriyle birlikte Alberto Giacometti yi belgeleyen fotoğraflar çok daha farklı bir etki bıraktı.

Onlarla bütünleşmesi inanılmaz.

Mekanıyla uyumu tebessüm yayıyor yüzüme.

Yaşamaya devam ediyor sanki...


Alıntı Yap Alıntı Yap

Oya Tekin  27.10.2009
Sanatçı için İsviçrede sürrealizmin öncülerindendir diye bilir miyiz? Ya da bu akımın neresindedir?

Alıntı Yap Alıntı Yap


titus  28.10.2009
Öncelikle Alberto Giacometti tam olarak bir yere oturtamayacağımız sanatçılardan bir tanesidir.

Söylediğiniz gibi sürrealizm etkisi eserlerinde görülüyor olsa da kendisi için gerçek anlamda o bir sürrealist ressam ve heykeltraştı diyemeyiz.

Pariste olduğu yıllarda yenilikçi akım ve sürrealizmle ilgilendiği doğrudur. Bu etki de vardır eserlerinde.

Ancak bildiğiniz gibi sürrealizm 1924 te Fransız edebiyatı şairlerinden ve ruh doktoru Andre Broton tarafından ileri sürülmüş bir akımdır. Ve aslında geçmişini ta Dadaizm e kadar gittiğini söyleyebiliriz.

Basit bir tanımla;bilinçaltının sanata yansıtılmasıdır diyebiliriz.

Sürrealizm de bilinç altı ön planda olduğundan modelle çalışılamaz genellikle.Alberto Giacometti te sanat hayatında modeli bir kenara bırakıp önce kübizme yönelmiştir. Tıpkı Picasso gibi.

İşte o dönemlerde yapıtlarına baktığımızda yükselen konstrüksiyonlar, yassı heykeller yapmaya başlamıştır.

Ve o dönemde beraber olduğu arkadaşlarına baktığımızda sürrealizm etkisinde yapıtlar veren sanatçılar olduğunu görürüz.Ve ister istemez o dönemin sürrealist sanatçıları tarafından bir kabul görür ve sürrealizm gurubuna kabul edilir.

Kimler mi kabul eder?

Dali, Aragon gibi sanatçılar:)

Fakat sonra Alberto Giacometti tekrar modellerle çalışmaya başlar.Tekrar modellerle çalışmaya başlamadan önce sürrealist sanatçıların sergilerinde bazı eserleri sergilenir.

İlk kişisel sergisini açtığında ise model kullanması bahane edilerek sürrealizmin kurucusu kabul edilen Andre Broton tarafından bu guruptan çıkartılır.

Gerçeğe baktığımızda Alberto Giacometti yi sürrealizmin öncülerinden başka existansiyalizm etkisinde yani varoluşçuluk etkisindeki sanatçılarda sahiplenmişlerdir.

Sarte gibi...

Sanem hanım ın bir başka yerde çok güzel tanımladığı gibi Alberto Giacometti ilginç bir sanatçıdır. Bu akımlar vs. çok fazla umrunda değildir.Eserleri bile önemli değildir onun için.

O iç dünyasında yaşattığı şeyleri ortaya koyan eserlerinde bir çok akımı görebileceğimiz büyük bir sanatçıdır.

Kısacası İsviçre de sürrealizm in öncülerinden olmak gibi hiç bir kaygı, tasa yaşamamıştır.

Varoluşçu felsefeye çok daha yakın görmekteyim fikrimi söyleyecek olursam. Sürrealist etkiler olmakla birlikte tam bir varoluşçu felsefe vardır yaşamında.

Ahlak ölçüsü, özgürlük algılayışı, seçimleri hepsi varoluşçu felsefeye çok daha yakın gibi geliyor bana.

Tartışılabilir tabii bu yazdıklarım


Alıntı Yap Alıntı Yap


Oya Tekin  29.10.2009
Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler sevgili titus. Açıkçası verdiğiniz cevap beni şaşırtmadı çünkü ben de böyle düşünüyordum. Ancak bu konuda yeterli donanıma sahip olmadığım için emin olamadım düşündüklerimden. Yalnız kafamı kurcalayan cevaplayamadığım bir soru var. Yıllarca çalıştığı hatta bu işe soyunurken de model olarak seçtiği kişi sadece kardeşi. Bana bu bir tesadüf gibi gelmiyor ama nedenini de çözemiyorum. Zaten bildiğim kadarıyla çok fazla modelle çalışmamış. O yılların da belki etkisi vardır bunda ama ben yine de bunun bir nedeni olduğunu düşünüyorum. Yanılıyor muyum acaba?

Alıntı Yap Alıntı Yap


titus andronicus  31.10.2009
Bunu yanıtlayabilmem olanaksız Oya hanım...

Sanem hanım ın başta sanatçımızı tanıtmaya çalışırken belirttiği gibi model olarak öncelikle kardeşini kullanıyor. Bu çok doğal geliyor bana, çünkü çok küçük yaşta başlayan bu tutku için en yakınında olan kişiyi seçmesi kadar normal bir şey yok.

Daha sonraki sanat yaşantısında yine kardeşini model olarak kullandığı gibi Annettein de kullandığı bir gerçek.

Bu sebeple salt bir kişiyi model olarak kullandı diyemeyiz.

Ayrıca şu da vardır. Bizler sanatçıları bugün anlamaya çalışırken o dönemlerde birebir yaşadıklarını aktarmaya çalışmak çok kolay değil. Belki de olanaksız. Onunla ilgili bilgiler verilirken en önemlilerini ele almak doğru olandır.

Belki de ismini bilmediğimiz başkalarını da kullandı...

Açıkcası sanatta önemli olan ortaya çıkarttıklarıdır. Ben mesela modellerini hiç aklıma getirmem, kim veya niye diye:)

Yarattığı eserlerin izdüşümünde bizler için düşündürdükleri yada hissettirdikleri çok daha önemli olmalı.

Sizi anlıyorum, insanoğlu bir şekilde daha farklı nedenleri de bilmek istiyor, ama emin olun o ayrıntılar sonuçla kıyaslandığında çok fazla önem taşımıyor.

Öğrenciyken , yani bu işin başlarındayken model bizler için önem taşırdı. O modellerle çalışmanın sayısız kazançları vardır.Daha sonraki yıllarda meslekte profesyönelliğe doğru adım attıkça model kullanımı genelde azalır.

Zaten baktığımız her alanda bir şekilde bazı şeyler beynimizin içlerinde bir yerlerde kendiliğinden yazılıyordur ve bunlar bir şekilde tuvale yada heykel için herhangi bir nesneye dönüştüğünde modellerimiz düşünebileceğinizden çok fazladır.

Ve çok iyi tahmin ediyorum ki Alberto Giacometti de belki iki modeli baz olarak kullanmıştır ama o beyninin ta içlerinde bir yerlerde sayısız başka insanlara ait duruşlar, vs. ler yani modeller kesinlikle vardı.


Alıntı Yap Alıntı Yap


sanem uçar  31.10.2009

Sayın titus:)

İnsanların bakış açılarını kesinlikle alışkanlıkları belirleyebiliyor. Ben bu anlamda Oya yı çok daha iyi anlayabiliyorum. O bir gazeteci alışkanlığıyla neden ,niçin, nasıl gibi soruları bu alanda da sorduğunda polisiye bir hikayeyi çözmeye çalışan bir dedektifin edası ortaya çıkıyor.

Ya Oya sen çok yaşa emi!!!! İnan hiç güleceğim yoktu, güldürdün beni...

Bir edebiyatçı da şimdi çıkıp Alberto Giacometti neden bir tek model kullandı üzerine bir kurgu kurup ortaya çok farklı bir hikaye çıkartabilir. Evet farklı alanda yeni bir sanat eseri sorularla ortaya çıkabilir...

Bunu kurgulayacak bir edebiyatçı aranıyor:)))))))))))



Alıntı Yap Alıntı Yap

Oya Tekin  31.10.2009
Sevgili titus ben Sanem'in de dediği gibi ve belirttiği nedenlerden sanırım fazla neden niçinleriyle bakıyorum. O yüzden cevabınız yeterince tatmin etmedi. Bu sorunun cevabını belki eserlerini yeniden, yeniden incelersem bulabilirim. ( Keşke imkanım olabilse canlı izleyebilsem, yakından görebilsem o eserleri.) Tabii kesinliği kendisi yaşasa bize verirdi benim bulduğum cevapsa kendimi tatmin eden bir cevap olabilir ancak. Gerçekle ne kadar örtüştüğü hiç bir zaman bilinemeyecek bir cevap. Ve Sanemcim kurgumu yapmadan eserleri tekrar incelemem lazım. Kurgu bitince bir yayın evi ararız. :)))

Alıntı Yap Alıntı Yap


titus andronicus  01.11.2009
Kuşkusuz tatmin edeci bir cevap olmayacaktı, bunu baştan belirttim zaten. Bu anlamda heykel sanatı adına size tatmin edici cevabı kimse veremez.

Neden o heykellerin boyları o denli uzunken minikleşti diye sormuş olsanız bunun cevabı olabilir.

Ya da neden öylesine yassı?...

Cevabı bulduğunuzda ne şekilde olursa olsun ortaya çıkacak kurguyla iyi bir kitap oluşabilir, bakın sinemaya da uyarlanabilir:) ama Alberto Giacometti nin eserleri konuşulacaksa ve o eserlerin özellikleri, geride kalanların hiç bir önemi yoktur ne yazık ki...


Alıntı Yap Alıntı Yap


sanem ucar  05.11.2009
Her şeyi bir kenara bırakırsak gerçekten Giacometti nin hemen herkes tarafından bir yerde taklit edilmesinin bir nedeni olmalı.

Her sanat dalında bir şekilde kendine örnek aldığın kişinin eserlerine benzer olanları yaratmakla başlıyor çoğu kez sanata adım atmak. Belli bir zaman diliminden sonra kendi yolunu bulabilen sanatçıların adlarını duyuyoruz.

Giacometti ciddi anlamda bir çok sanatçı tarafından dikkatle izlenen sanatçılardan biriydi.

Oysa bu anlamda kendisini ne kadar ciddiye aldığı tartışılabilir.Eserlerini sürekli olarak değiştirmesi farklı şekilde ele alınabileceği gibi onun sanata yada dünya görüşüyle doğru orantılı olduğunu düşünüyorum.

Son menejeri Aime Maeght Giacometti nin eserlerini sürekli olarak değiştirmesi alışkanlığından vaz geçmesi için, yada engelleyebilmek için eserini bronzla kaplamayı önermesi oldukça ilginçtir.

Giacometti nin de "hangi eseri?" sorusuna verilen "hepsi" cevabı karşısında nasıl bir tepki vermiş olduğunu merak etmiyor değilim.

Merak edilecek bir çok konu var doğal olarak sanatçı hakkında ama elimizdekilerle yola çıktığımızda gördüğümüz ; kendi algısıyla gördüklerini yaratmasıdır.

O anda nasıl görüyorsa ortaya çıkanlar da onun o anda yaşadıkları, hissettikleri ve gördükleriyle doğru orantılıdır.


Alıntı Yap Alıntı Yap

 Yorum Yaz

İsminiz / Rumuz (*)   E-Mail Adresiniz (*)
 
Yorumunuz (*)


Internet'te beyan edilen, yazılan, kullanılan fikir ve düşünceler, tamamen kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve görüş sahibini bağlar. Bu görüş ve düşüncelerin dolandagel.com.tr sitesiyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur. Dolandagel.biz, Yorumcu’nun, Internet üzerinde beyan edeceği fikir ve görüşler nedeniyle 3.kişilerin uğrayabileceği zararlardan ve bu yolda üçüncü kişilerin fiil ve hareketlerinden doğabilecek zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüm sorumluluk yorumcuyu bağlamaktadır.

Bu sayfalarda bulunan yorumlar okuyucuların kendi yorumlarıdır. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.



 Copyright ©2010 Dolandagel®
Bu site, Sanem Uçar ve Oya Tekin tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Sanem Uçar ve Oya Tekin’e aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak, kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz, izinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

sanal, hayat, öküz, etik , felsefe, müzik, fotoğraf, sinema, resim, sanat, engelli, özürlü, sakat, felç, omurilik, göz, gözlem, aydınlık,alacakaranlık, internet, alem, dünya, kadın, erkek, çocuk, cinsellik, meta, kapitalizm, küreselleşme, karanlık, obje, dizi, modern, şehirli, kentsel, yaşam, blog, terim, derece, kademe, kişisel, gelişim, Kişisel gelişim, Alacakaranlık aydınlar, İçimizdeki öküz, Fotoğraf diliyle kadın, Kırmızı, Şarap, Suçsuzluk, Ruhsuz olmak, Sanal kişilik, Dik akıllı olmak, Meta, Gezgin, Harita, Evren, Var olmak, Etik değerler, Sanatın dili, Hayatın içinden, cinsel obje, Formül, Akıl, Akıllı olmak, Müzik dünyası, Sınıf, Okul, Müzisyen, Fotoğrafçı, Ressamlar, Çalgıların Dili,Gelecek dünya, Bağlam, Künye, Felsefik terimler, Filozof, Doğa, Dil, Yaşamsal alanlar, Kroke, Şiir, Şair, Şiirsel, Türküler, Evrensel, Sokak,Sokak İnsanları, Yaşlı, mail, Günlük, Gülmece, Dergi, kapak, kan, Çalgılar, Sergi, Sefil, yorgun, mutlu, mutluluk, naif, Masumiyet, rastgele, Deniz, yaşamak, Su, mitoloji, mitolojik, ateş, armağan, özel, genel, Suç, Suçlu, Suçsuz, toprak, ana, yar, aşk, ses, sessizlik, sonsuz,yaprak, yas, zor, zorluk, soy, yalan, yalın, seramik, aile, alzheimer, canlı, canlı müzik, fanatik, gazete, hürriyet, haber, joker, kariyer, kral, şeytan, nick, kod,örgü, motif, çığlık, karanlık, zamane, zor, zorlanmak, arena, forum, motet, andante, agora, söyleşi, irade, düş, blogsiform