Gündem

 Konu

İçimizdeki Öküzden Nağmeler!- Sanem Uçar

Oha Öküz Var, Oha da ohaaaaaaa! Televizyonla ilişkimi keseli uzun zaman oluyor. Ama dürüst olmalıyım ki öylesine ilginç bir bilgi çağında yaşıyoruz ki seyretmediğiniz bir konu hakkında bile kulağınıza çarpanlarla bilgi sahibi demeyeyim de, irili ufaklı cümlelerle “bilirmiş” gibi olabiliyorsunuz.

icimizdekiokuz.jpgOya ile yoğun msn trafiği yaşadık son zamanlarda. Her ikimizin de farklı şehirlerde yaşıyor olması ister istemez iletişimimizi sağlamamız için pek sevmediğim msn i kullanma gerekliliğini beraberinde getirdi. Ben telefon konuşmalarını da pek sevmem bu arada. Konuştuğum kişinin gözünün içine bakabilmeliyim. Eğer bu sağlanmıyorsa bana her şey çok mekanik geliyor. Ama ne yaparsınız, bazen gereklilikler istemediğiniz şeyi bile yapmanıza sebep olabiliyor.

Aaaa!!! Bir baktım bizim Oya yine birilerine kızmış. Çok yakından tanıdığınız birisini bir cümlesiyle bile hangi ruh durumunda olduğunu anlayabilirsiniz.

"İçimdeki öküze lanet olsun "diye bir imza vardı :)

"Hayırdır bu da ne demek oluyor?" diye sorduğumda, Muro yu, son gelişmeleri her şeyi bir çırpıda öğrenivermiştim hiç izlememiş olsam da. Bu kadar çabuk bilgi sahibi oluyoruz işte. Gerçi ben şanslı olanlardanım. Bilgiye güvenmek son zamanlar da inanılmaz zor olmakla beraber, güvendiğiniz birinden duyduğunuz şeyler pek te irdeleme yapmadan koşulsuz kabulü de beraberinde getiriyor.

Valla birçok anlamda haklıydı Oya. Yani hepimizin içinden "lanet olsun içimizdeki insan sevgisine "demek geliyordu. Börtü böcek, dağ taş her şey insan sevgisiyle doluydu. Her şey insanları sevmek adına yapılıyordu. Ancak insanlar öldürülüyordu, insanlar mutsuzdu....

Onlar insanları seviyorlarsa, ben sevmiyorum kardeşim demenin ret edişinin ifade şekliydi. Son derece felsefik bir yaklaşım olduğunu söyleyerek bizlerde işi biraz sloganlaştırdık.

Ancak bildiğiniz gibi bizlere ait olduğunu varsaydığınız bir şey artık öylesine hızlı bir şekilde karşınıza çıkıyor ki şaşırıyorsunuz. Yani aynı anda aynı şeyi düşünüyor insanlar belki de. Bu anlamda bir kitap olduğunu öğrendiğimizde ise biz de o şaşkın durumu yaşıyorduk. Henüz kitabı okumadığımız ve hatta hiç bilmediğimiz için bizim gibi düşündüğünü varsayarak başkalarının da aynı şeyleri hissediyor olmasının mutluluğunu da yaşadık açıkçası.

Ve tabikii, bunu gündem maddesi yapmayıp ne yapacaktık, hep içimizde taşıdığımız bir sorunu dile getirmenin bizim için en anlamlı yoluydu.

Kitap alınacak ve okunacaktı...

Kitap alındı, ancak alınma süresi benim için pek kolay olmadı.

Kitabı almak için girdiğim kitapçıda uzun bir süre kitabı aradım, bir yerde satıcıya affedersiniz "İçinizdeki öküze oha deyin" kitabı var mı diye sormayı ben beceremedim. Yazarken pek kolay oluyor da, bunu dillendirmek benim için çok ta kolay değil aslına bakarsanız. Yani iyi ki yazar "Beni becerir misinin?" diye bir başlık atmamış. Düşünebiliyor musunuz, soruyorsunuz, affedersiniz beyefendi beni becerir misiniz?....

Yani bu başlıklarda önemli bir konuyu oluşturuyor. Hemen her şeyin pazarlandığı günümüzde, her şeyin "dahası" için yapmadığımız şarlatanlık kalmıyor.

Neyse, uzun süre tezgâhlara baktım ama kitabı bir türlü göremedim ve sonunda dayanamayıp sormaya karar verdim.

—Beyefendi, ben bir kitap arıyorum...

— Buyurun hangi kitap...

— Şey!.. Hım mm...

— Hani şu içinizdeki diye bir kitap var yaaaa

— Ha o mu?!!!! Hemen hanımefendi.

Çok şükür, öküz dememiştim yüksek sesle)))))))

Kitap okundu...

Ben her kitabı elimde bir kalem olmadan okuyamayanlardanım. Orasını çizer, burasını karalar, soru işaretleri koyar, simgeler yerleştirir, kısacası sanki yazar yanımdaymış gibi konuşarak okuyan bir okuma alışkanlığım vardır. Okuduğum kitabı benden sonra okuyacak olan kişi şanslımıdır, değil midir bilemeyeceğim ama böyle bir okuma alışkanlığım var işte.

Bu kitapta, her yer çizildi, çizilmeyen tek satır yok açıkçası, gülme işaretleri, ünlemler, olamazzzzzz nidaları her yere serpişti.

Paylaşılacaktır bu düşünceler sizlerle ama önce kitapla ilgili alışveriş serüvenimizi anlatmadan geçmeyelim dedik.

Çok eğlendiğimizi bilmenizi isterim, umarım sizlerde bizim kadar eğlenirsiniz.

Sanem Uçar



 Oluşturulma Tarihi: 01.01.2009
Yazıyı Paylaşın!  


 Fotoğraf Galerisi



 Etiketler
içimizdeki , öküz , nağmeler , oha ,

 Yorumlar

sudaay  02.01.2009
insanı hemen saran çekici basit derlitoplu ve çok içten bir site..sevdiğim site formuna çok yakın...çok beğendimbir an oha bile demeyi düşündüm: bir site bu kadar mı güzel olabilir:...kitabı bende alacaktım Sanem vazgeçirdiartık kitaptaki incileri burdan takip edeceğiz..hergün girip yoklanacak bir sitem daha oldu..ellerinize sağlık diyelim her ikinizinde......sevgiyle

Alıntı Yap Alıntı Yap



Nurhanart  02.01.2009
Sevgili Arkadaşlar!Sitemiz hayırlı olsun... Ellerinize sağlık.. Biliyorum ki paylaşımı bol, güzel sohbetlerle ve konularla çok keyifli bir dönem başlıyor.. İçimdeki öküzü bir türlü durduramadım en sonunda soluğu doktorda buldum ve....Hasta olmamak adına doktorun verdiği bu ilacı aksatmadan almaya çalışacağım.Sevgiler....

Alıntı Yap Alıntı Yap


 Yorum Yaz

İsminiz / Rumuz (*)   E-Mail Adresiniz (*)
 
Yorumunuz (*)


Internet'te beyan edilen, yazılan, kullanılan fikir ve düşünceler, tamamen kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve görüş sahibini bağlar. Bu görüş ve düşüncelerin dolandagel.com.tr sitesiyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur. Dolandagel.biz, Yorumcu’nun, Internet üzerinde beyan edeceği fikir ve görüşler nedeniyle 3.kişilerin uğrayabileceği zararlardan ve bu yolda üçüncü kişilerin fiil ve hareketlerinden doğabilecek zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüm sorumluluk yorumcuyu bağlamaktadır.

Bu sayfalarda bulunan yorumlar okuyucuların kendi yorumlarıdır. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.



 Copyright ©2010 Dolandagel®
Bu site, Sanem Uçar ve Oya Tekin tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Sanem Uçar ve Oya Tekin’e aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak, kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz, izinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

sanal, hayat, öküz, etik , felsefe, müzik, fotoğraf, sinema, resim, sanat, engelli, özürlü, sakat, felç, omurilik, göz, gözlem, aydınlık,alacakaranlık, internet, alem, dünya, kadın, erkek, çocuk, cinsellik, meta, kapitalizm, küreselleşme, karanlık, obje, dizi, modern, şehirli, kentsel, yaşam, blog, terim, derece, kademe, kişisel, gelişim, Kişisel gelişim, Alacakaranlık aydınlar, İçimizdeki öküz, Fotoğraf diliyle kadın, Kırmızı, Şarap, Suçsuzluk, Ruhsuz olmak, Sanal kişilik, Dik akıllı olmak, Meta, Gezgin, Harita, Evren, Var olmak, Etik değerler, Sanatın dili, Hayatın içinden, cinsel obje, Formül, Akıl, Akıllı olmak, Müzik dünyası, Sınıf, Okul, Müzisyen, Fotoğrafçı, Ressamlar, Çalgıların Dili,Gelecek dünya, Bağlam, Künye, Felsefik terimler, Filozof, Doğa, Dil, Yaşamsal alanlar, Kroke, Şiir, Şair, Şiirsel, Türküler, Evrensel, Sokak,Sokak İnsanları, Yaşlı, mail, Günlük, Gülmece, Dergi, kapak, kan, Çalgılar, Sergi, Sefil, yorgun, mutlu, mutluluk, naif, Masumiyet, rastgele, Deniz, yaşamak, Su, mitoloji, mitolojik, ateş, armağan, özel, genel, Suç, Suçlu, Suçsuz, toprak, ana, yar, aşk, ses, sessizlik, sonsuz,yaprak, yas, zor, zorluk, soy, yalan, yalın, seramik, aile, alzheimer, canlı, canlı müzik, fanatik, gazete, hürriyet, haber, joker, kariyer, kral, şeytan, nick, kod,örgü, motif, çığlık, karanlık, zamane, zor, zorlanmak, arena, forum, motet, andante, agora, söyleşi, irade, düş, blogsiform