Biz Kimiz?

Biz Kimiz?

Martıları uyandıran gezginin ayak sesleri, sadece kumların ıslak heyelanıydı. Ve ilk ışıklarıydı kızıl gezegenin salınarak yansıttığı… Ama gezgin, şehrin uykusunu bozamaz. Şehir en ücra köşesinden uyanır her zaman. Gezgin en ücraların keşifçisidir.

bizkimiz.jpg


Gidilen bütün yerler gibi ne şeklidir önemli kılan ne de yeşilli arazi. Beyaz dağların denizlere uzanan ovalarında bile şehri andıran rüzgâr eser. Gezgin, yeri değil, yerlerin hissettirdiğini keşfeder. Gezgin, dağı değil dağları aşanları keşfeder.

Zaman coğrafyayı yok etmez sadece yer değiştirtir. Coğrafyayı insan yok eder. Gezgin insanı keşfeder, yok ettiği coğrafyaları. Gezgin zamanın yerini değiştirdiği coğrafyalardan ilham alır. Ve gezgin aktarıcıdır. Resmetmelidir, yazmalıdır şahit olduklarını. Sahiplenmemelidir gezgin. Sırtında hırkası, elinde çantası ve gittiği yerde karın tokluğuyla dolanırken rüzgârın ılık nefesidir. Evidir gezginin coğrafyanın her ağaç kovuğu, her şehrin köşe dibi, her dağın eteği, her eteğin doruğu. Ve asla sahibi değildir evinin. Çünkü sahiplenmektir bazen yok etmenin sebebi. Sahiplendiğinde değiştirmeye başlarsın, duymazsın değiştirirken o kederli çığlığı… Oysa gezgin, farklılığın enginliğinde yol alırken, ayağına değen her taşın her toz zerreciğinin zenginliğinde kaybolandır. İşte sanal dünyanın gezginleri için bizde dolanda gel dedik.

Biz dolandık geldik şahit olduklarımızı sanatla bütünleştirerek, sanat diliyle sizlere aktarmak için dolandagelbiz sitesini kurduk. Amacımız sanatın diliyle şahit olduklarımızı sizlere aktarmak.

Konfiçyus’e sormuşlar :
"Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu ?" diye.
Büyük filozof şöyle cevap vermiş: -"Hiç şüphesiz, dili gözden geçirmekle işe başlardım."
Dinleyicilerin hayret dolu bakışları karşısında sözlerini sürdürür: -"Dil düzensiz olursa, sözler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılamazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, adetler ve kültür bozulur. Adetler ve kültür bozulursa, adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez. İşte bunun için hiçbir şey dil kadar önemli değildir." Demiş.

İşte bizde evrensel bir dil olan sanat dilini bu yüzden kullanıyoruz. Sanat dilinin önemini biliyoruz. Sanat dilini gözden geçiriyoruz. Bu dille sizlere anlatıyoruz. Yüklendiğimiz misyonun ağırlığını biliyoruz. Ama şunun da altını çiziyoruz sanatla dünyayı ve insanlığı tartışırken sadece kendi şahit olduklarımız ve kendi düşüncelerimizi aktarıyoruz sizlere. Bunu yaparken sizlerin paylaşımını bekliyoruz. Çünkü biliyoruzki, herkesin içinde bir sanat öngörüsü vardır. İşte biz yazdıklarımızla sizlerin içindekini çıkarmayı hedefliyoruz.

Eski Yunan sitelerinde, önceleri toplantı yeri, sonraları dini, siyasi ve ticari merkez olarak kullanılan meydan Yunanistan’da site devrinde ticaret ve sanat zamanla gelişti. Bunun neticesi olarak, bu işle uğraşanlar toplu bir yer aradılar. Liman şehirlerini ve agora yakınlarını seçmeye başladılar. Evvelce toplanma yeri olarak kullanılan yerler depo, satış yeri ve malların değiştirildiği binalar olarak kullanılmaya başlandı. Toplum hayatında olan gelişmeler, mimari sahada da tesirini gösterdi ve yepyeni bir mimari tarz gelişti. İyonya tipi agoralar ortaya çıktı. Bunun ise üç tarafı revakla çevrili, bir tarafı caddeye açık idi. Şehrin bütün ana yolları agaroya açılırdı.

Bugün bu tartışma ortamı sanal dünyaya taşındı. Eskiden bu tartışmalar belirli sınıfların elindeydi ve iletişim yüz yüze yapılıyordu. Bugün ise bilgisayarlar aracılığıyla ve internet bağlantısı olan herkesin "sanal" olarak katılabildiği bir iletişime dönüştü. Seçkin kişilerin en azından seviyeli tartışmalar yaptığı, tarihin en büyük filozoflarının ve devlet adamlarının tartıştığı forum ve agoraların aksine bugünkü forumlar editörlerin denetimine rağmen seviyesiz ve kontrol edilebilir bir tartışma ortamı olmaktan uzaktır. Bilgi edinmeden fikir sahibi olan kişilerin paylaşım yaptığı bir ortam forum ve agoraların seviyesine çıkamamaktadır. İşte bizde o agoraları yaratmak o seviyeye çıkarmak adına Sanem Uçar ve Oya Tekin olarak dolandagel.biz sitesini kurarak eski yunan agoralarını sanal ortamda yeniden yaratmak istedik. Bu misyonla sanatla gündemi yaratırken, serbest yazılarımızla da sizlere ışık tutmaya çalışacağız. Bilginin ve sanatın bütünleştiği sitemizin sizlerin vaz geçilmezlerinizden birisi olmasını istiyoruz. Eski yunan agoraları gibi şehrin yolları yerine internetin tüm yollarının bize açılmasını istiyoruz.  Körler diyarında mum taciri olmak, körler memleketinde şaşıların kral olmamasını sağlamak istiyoruz.

Bütün bunları yapacağımız gezegenimize, yani sitemize de "Blogsiform" diyoruz. Yani biz İnternet lugatına da yeni bir kelime sokmuş oluyoruz böylelikle. Yeni bir site anlayışı, yeni bir lugat. "Blogsiform". Form-Blog karışımı gezginlerin gezegeni. Çok dolananların son durağı...

Hoca'nın hanımı çok gezermiş. Düğün-dernek, bayram-seyran... Dolaşırmış. 
 
Hoca'nın dostları: 
 
- Hocam, yenge biraz çok dolaşmıyor mu? Derler. 
 
Ne de olsa hatunu. Hiç laf söyletir mi Hoca... 
 
Hiç sanmıyorum, der ve ekler:  
O kadar dolaşsaydı, bazen bize de uğrardı...
 

Siz de çok dolaşanlardan mısınız? Dolaşın! Ve bize uğrayın. Agoramıza uğrayın.
Dolanın ve "Blogsiform" gezegenimize gelin...
Dolandagel.com.tr




 


 Multimedia







unaire.mp3 -






 Yorumlar

Alper  02.01.2009
Ey okuyucu! Gezip dolanan sörfçü! Dolaşıp, dolanıp buraya kadar geldiysen, interneti bitirmişsin demektir. Yani geleceğin son mekn burası... Fakat iş bununla da bitmiyor. Burada iki cadı ile buluşacaksın. Hayatın değişebilir. Dikkat! Hancılara ve yolculara selam!

Alıntı Yap Alıntı Yap



Yıldırım ILICAK  03.01.2009
Selam , Oya ve Sanem gerçekten sizler gibi dostlarım olduğu ve sizleri tanıdığım için çok mutluyum, böyle bir siteyi hemde ikiniz beraber yapmanız beni daha çok mutlu etti. Artık ikinizide nerede bulacağımı biliyorum. 2009 yılının sizler için mutluluk getirmesini temennisi ile hayırlı olsun diyorum.

Alıntı Yap Alıntı Yap



Babür  03.01.2009
Dolandagel.biz'i ilk duyduğumda giriş sayfalarımın arasına katmıştım. İE7'nin öyle bir özelliği var. Çok işime geliyor. Çok da seviyorum o özelliği Yani demem o ki.. Nete girdikten sonra, ilk açtığım sitelerden biri de burası oluyor. Bi yerden gelmiyorum.. Bi yere de gitmiyorum.. Adınız bana uymadı yani.. :P

Alıntı Yap Alıntı Yap



sunburn  05.01.2009
Dolandımmm,dolandımm bir aşağıya bir yukarıya.Düşündüm ki dolanıp gelinecek bir nokta burası.Darısı tüm dolanan ancak aradığını,umduğunu bulamayan gezginlere

Alıntı Yap Alıntı Yap



bisgen  18.03.2009
bLogsiformcuLara bir seLam edeyim isterim... ve bakıyorum da bayağı bir "foRm"dasınız :))

Alıntı Yap Alıntı Yap



prometheus  30.03.2010
dolandım geldim sonunda. sizi gördüm çok iyi oldum. :)

Alıntı Yap Alıntı Yap


 Yorum Yaz

İsminiz / Rumuz (*)   E-Mail Adresiniz (*)
 
Yorumunuz (*)


Internet'te beyan edilen, yazılan, kullanılan fikir ve düşünceler, tamamen kullanıcıların kendi kişisel görüşleridir ve görüş sahibini bağlar. Bu görüş ve düşüncelerin dolandagel.com.tr sitesiyle hiçbir ilgi ve bağlantısı yoktur. Dolandagel.biz, Yorumcu’nun, Internet üzerinde beyan edeceği fikir ve görüşler nedeniyle 3.kişilerin uğrayabileceği zararlardan ve bu yolda üçüncü kişilerin fiil ve hareketlerinden doğabilecek zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüm sorumluluk yorumcuyu bağlamaktadır.

Bu sayfalarda bulunan yorumlar okuyucuların kendi yorumlarıdır. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.



 Copyright ©2010 Dolandagel®
Bu site, Sanem Uçar ve Oya Tekin tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Sanem Uçar ve Oya Tekin’e aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Burada yer alan yazılı ve görsel içerik, izinsiz olarak, kısmen ya da tamamen kopyalanamaz başka yerde kullanılamaz, izinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

sanal, hayat, öküz, etik , felsefe, müzik, fotoğraf, sinema, resim, sanat, engelli, özürlü, sakat, felç, omurilik, göz, gözlem, aydınlık,alacakaranlık, internet, alem, dünya, kadın, erkek, çocuk, cinsellik, meta, kapitalizm, küreselleşme, karanlık, obje, dizi, modern, şehirli, kentsel, yaşam, blog, terim, derece, kademe, kişisel, gelişim, Kişisel gelişim, Alacakaranlık aydınlar, İçimizdeki öküz, Fotoğraf diliyle kadın, Kırmızı, Şarap, Suçsuzluk, Ruhsuz olmak, Sanal kişilik, Dik akıllı olmak, Meta, Gezgin, Harita, Evren, Var olmak, Etik değerler, Sanatın dili, Hayatın içinden, cinsel obje, Formül, Akıl, Akıllı olmak, Müzik dünyası, Sınıf, Okul, Müzisyen, Fotoğrafçı, Ressamlar, Çalgıların Dili,Gelecek dünya, Bağlam, Künye, Felsefik terimler, Filozof, Doğa, Dil, Yaşamsal alanlar, Kroke, Şiir, Şair, Şiirsel, Türküler, Evrensel, Sokak,Sokak İnsanları, Yaşlı, mail, Günlük, Gülmece, Dergi, kapak, kan, Çalgılar, Sergi, Sefil, yorgun, mutlu, mutluluk, naif, Masumiyet, rastgele, Deniz, yaşamak, Su, mitoloji, mitolojik, ateş, armağan, özel, genel, Suç, Suçlu, Suçsuz, toprak, ana, yar, aşk, ses, sessizlik, sonsuz,yaprak, yas, zor, zorluk, soy, yalan, yalın, seramik, aile, alzheimer, canlı, canlı müzik, fanatik, gazete, hürriyet, haber, joker, kariyer, kral, şeytan, nick, kod,örgü, motif, çığlık, karanlık, zamane, zor, zorlanmak, arena, forum, motet, andante, agora, söyleşi, irade, düş, blogsiform